Meme kanserinde koruyucu cerrahi

 

Meme kanseri hastaları, bilimsel uygulamalar ile artık memelerini kaybetmek zorunda değil.

 

Günümüzün modern cerrahi yaklaşımında, meme kanseri olan hastaların çoğunda meme kaybıyla sonuçlanacak bir cerrahi teknik yerine kanserli dokunun çıkarılacağı daha sınırlı bir yöntemle, onkolojik prensiplerden taviz verilmeden hastanın memesi estetik biçimde korunabiliyor. Ayrıca koltuk altına yayılımın olmadığı hastalarda bu bölgenin ameliyat edilmemesini sağlayacak teknikler, nükleer tıp uzmanlarının yardımıyla deneyimli cerrahi ekiplerince sağlanabiliyor. Bazı hastalarda ise, ameliyat sonrası uygulanması gereken radyoterapi ameliyat sırasında verilerek hasta konforu arttırılıyor.

 

Risk altındaki hastalarda koruyucu olarak memenin alınması kanser olmayı önleyebilir

Tanımlanmış bazı genetik özellikler meme kanseri için çok yüksek risk oluşturmakta. Bu durumdaki hastaların yaklaşık yüzde 80’i meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Bu hastalarda meme dokusunun tamamen alınması ve plastik cerrahi uzmanlarıyla beraber yapılacak eş zamanlı rekonstrüksiyon uygulamalarıyla hastalarda hem kanser olma olasılığı çok düşük düzeylere çekiliyor, hem de meme estetiği sağlanıyor.

 

Medipol Üniversitesi Hastanesi’nde, meme kanserinin tedavisinin diğer kanserler gibi birçok disiplinle beraber yapıldığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Müjgan Ç. Evren; “Kemoterapi ve radyoterapi gibi yardımcı uygulamaların yanı sıra cerrahi müdahale, hastaların çoğunda temel tedavi yöntemi olarak ilk aşamada yer alır. Erken teşhis edilebilen meme kanserlerinde, sadece kanserli bölgenin çıkarılması ve memenin korunması, koltuk altı lenf bezlerinden ise örnekleme yapılması sayesinde hastalarda başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Memenin tümünün alınması gerektiği durumlarda ise, plastik cerrahi teknikler sayesinde kendi dokusundan ya da protez ile eş zamanlı veya gecikmiş meme rekonstrüksiyonları yapabiliyoruz.” dedi. Ayrıca son yıllarda meme kanserinde sorumlu tutulan BRCA-1 ve BRCA-2 adlı iki genin analizinin yapılabildiğini belirten Doç. Dr. Evren, mevcudiyeti durumunda proflaktik mastektomi uygulanabildiğini ifade etti.